VEZİRKÖPRÜ YAŞAM GAZETESİ
DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Mustafa Bektaş ALTAY
Mustafa Bektaş ALTAY
Giriş Tarihi : 26-09-2020 11:03

ORGANİZE SANAYİİ BÖLGELERİ ŞEHİRLERİ ŞEKİLLENDİRİR

 Merhaba sevgili okurlar bu haftaki köşe yazımıa ilçede gündeme oturan, Sanayi bölgeleri ile ilgili düşüncelerimi ve fikirlerimi aktaracağım. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki Organize Sanayi bölgeleri, yerleşim yerlerini şekillendirir, nüfus dağılımını düzenler, şehrin yapılaşma sında etkili rol oynar. Bu etkilerin en önemlisi  ilçede yaşayan bireylerin geçim kaynağı olan iş istihdam mıdır. Sanayi bölgeleri olan şehirler, gelişme konusunda, büyüme konusunda, kendilerine benzer ilçelere ve şehirlere oranla daha hızlı yol kat etmektedir. Bizler de, Vezirköprü ilçesi bireyleri olarak, yatırımcıları olarak, yöneticileri olarak, Sanayi bölgelerine kavuşmak en büyük arzularımız arasında yer almaktadır.

  Sanayi bölgelerinin ilçelere olan etkilerini ve sonuçlarını hep birlikte inceleyelim. İster tarımsal kalkınma yönünde yapılan Sanayi bölgeleri olsun, ister ağır sanayi ya da karma Sanayi Organize Sanayi Bölgesi olsun, bunlar bizim de içinde yaşadığımız, Vezirköprü ilçemiz için önem arz etmektedir. Evet tarım bölgesinde yaşıyoruz bir çoğumuz çiftçilikle uğraşıyor, hayvancılıkla uğraşıyor, geçimini buralardan sağlıyoruz. Biz bir de işin şu yönünü düşündük. Bireyler kendi mesleklerini seçmede ki özgürlüklerini sahip oldukları şehirlerin ya da ilçelerin yapısına bağlı olarak geliştirmemelidir. Bu da ayrı bir paragraf olarak eklenebilir. Gelecekte bizleri temsil edecek olan, vatanımıza, milletimize, ulusumuza büyük hizmetler yapabilecek genç fikirler, genç yetenekler, elbetteki ilçemizde vardır, var olmaya devam edecektir, lakin keşfedilmeyi beklemektedir. Bu keşifler de ilçede var olan mesleki sanat okulları, yüksek okulları ve yine ilçede var olacak organize sanayisindeki meslek gruplarının çeşitliliği ile olacaktır. Bizler bu ilçenin yetişkin bireyleri olarak bu önemli konuyu da gelecekteki ''Biz'' için önem arz etmektedir. Yani bir ilçeyi sadece Tarımcılık ve hayvancılığa dayanan iş kollarına mahkum etmemeliyiz. Genç fikirlerin, genç enerjilerin, bu ilçe için üretebileceği yeni akımları keşfetmek için sanayiye de ihtiyacımız olduğunu düşünmekteyim.

 

 Yaşamımızı sürdürebilmek için, elbette et, süt ve hayvansal besinlere ihtiyacımız var. Bu çok önemlidir. Atatürk'ün ''Köylü milletin efendisidir'' sözüne sonuna kadar inanmakta ve saygı duymaktayım. Evet köylü çiftçidir, tükettiğimiz besinler çiftçinin elinden, dolayısı ile köylünün elinden çıkmaktadır ve büyük emekler sarf edilmektedir. Doğal yollarla üretilmekte ve doğal yolla üretildikleri için de sağlıklıdırlar. Bir şehrin gelişmesindeki etken faktör olan Tarımsal Sanayi ve Organize Sanayi unsurları ve buna bağlı olarak, az önce bahsetmiş olduğum meslek seçimleri ile ilgili genç fikirlerin yönlendirilmesinde çok iyi bir oran sağlanmalıdır. Ne tarımı öldürmeli ne de sanayiden vazgeçilmelidir. İlçemizde son günlerde konuşulmaya başlanan tarımsal Sanayi ve Organize Sanayi tartışmaları hız kazanmış, yapılacak olan yatırımların ilçemizde yaşayan vatandaşların da  doğal olarak ilgisini çekmiştir. Yıllarca emek verilen bu projelerin gerçekleşmesi, bu ilçede yaşayan bireyler olarak hepimizin ortak arzusu ve isteğidir. Umarız yetkili olan ve bu işe emek verenler, çabalayanlar, bu konuda hassas davranıp bu güzel ilçemizin, her ikisine birden kavuşmasına olanak sağlarlar. Benim temennim budur. Geçen hafta yapılan tarıma dayalı İhtisas organize bölgesi projesinin toplantısında, gazetemizi temsilen ben de oradaydım. Geniş kapsamlı tarıma dayalı güzel bir proje olarak değerlendirdiğimiz bir projenin tanıtımını gördük. Uygulanmış örnek tarımsal Sanayi bölgelerinin tanıtım videolarını izlemiş ilçemizde de böyle bir tarımsal sanayinin olma arzusu içime doğmuştur.

 Geçtiğimiz günlerde yaptığımız tarımsal Sanayi mi Organize Sanayi mi başlıklı haberimizde, ilçede yankı uyandırmış, Organize Sanayi Bölgesi'nin 6 yıldır çalışmalarını sürdüren Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı sayın Abdulkadir Fişekçi beyin dikkatini Çekerek kendisi ile gazetemiz olarak bir canlı yayın gerçekleştirmiştik. Sayın Başkan 6 yıllık emeğinin zayi olmaması ve ilçede kurulması planlanan Organize Sanayi Bölgesi'nin ve yine ilçede kurulması planlanan tarımsal Sanayi Bölgesi'nin aynı yer ayını bölge olduğunun altını çizmişti.

Bizim de gazeteciler olarak aklımıza ilk gelen soru şu oldu. ''Evet yapılabilecek 2 tane güzel proje var, bu projelerin her ikisi de gerçekleşebilir mi? Gerçekleşmediği takdirde gerçekleşmeyecek olan projenin akibetinin ne olacağıdır''.

Şehirleşmenin temel dinamiklerinden biri olan sanayi faaliyetleri bir şehrin gelişmesinde ve şekillenmesinde büyük oranda etkilidir. Sanayi alanlarını disipline etmek ve ülke geneline yaymak için özellikle 1960’lı yıllardan sonra uygulamaya konulan Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) de şehirlerin gelişmesinde ciddi şekilde etkili olmuştur. Şehirleşme, sanayileşme ve ekonomik gelişmeye bağlı olarak şehir sayısının artması ile birlikte bugünkü şehirlerin büyümesi sonucunu doğuran, toplum yapısında artan oranda örgütlenme, işbölümü ve uzmanlaşma yaratan, insan davranış ve ilişkilerinde şehirlere  özgü değişikliklere yol açan bir nüfus birikim sürecidir. Sanayileşme, üretimin mekânsal örgütlenme ve çevresel dönüşümü ile birlikte varolduğu mekân üzerinde toplumsal, ekonomik ve çevresel etkilere neden olan bir ekonomik yapıdır. Sanayi faaliyetleri ile hammaddelerin şekilleri değiştirilebilir, daha kullanılabilir hale getirilebilir ve değerlendirilebilir. Günümüzde sanayi, yapısını değiştirmiş olmakla birlikte, hızlı yayılışını ve mekan üzerindeki etkilerini sürdürmeye devam etmektedir. Organize Sanayi Bölgeleri; bir ülkenin kalkınmasında, gelişim ve değişiminde, sermaye birikiminin sağlanmasında ve şehirleşme dinamiğinin belirlenmesinde en önemli faktörlerden birisidir. OSB’leri ağırsanayi kompleksleri  ve çok küçük ölçekli işletmeler dışında her tip ve büyüklükteki imalat sanayi işletmelerinin belirli bir plan çerçevesinde yerleştirilmeleri ve geliştirilmeleri için, sınırları önceden onaylanmış arazi parçalarının; ilk etapta parselasyon, yollar, kanalizasyon, drenaj,su ve elektrik gibi alt yapı hizmetleri ile sonrasında ise ihtiyaçlara göre geliştirilen haberleşme, itfaiye, sağlık tesisleri ve güvenlik hizmetleri gibi sosyal kurumlarla donatıldıktan sonra sanayi için tahsis edilebilir ve işletilebilir hale getirilmesinden oluşan bir bütündür.

Değerli okurlar;

Bazı kaynaklardan okuyup derlediğim tarım ve sanayi ilişkileri ile ilgili olarak değerlendirmeleri birlikte inceleyelim.

 Ekonomik Gelişme Sürecinde Tarım-Sanayi İlişkileri

Tarımın bütün toplumlar için en hayati ekonomik faaliyet alanı olmasının iki temel nedeni bulunmaktadır. Birincisi, insanların en temel sorunu olan beslenme ihtiyacını doğrudan karşılayan sektör olması; ikincisi ise, çağımızda her toplum için zorunlu bir amaç haline gelen ekonomik kalkınmayı sürükleyici kaynakları sağlamasıdır. Diğer taraftan tarım sektörü, gelişmekte olan ülkelerin ihracatlarına bağlı olarak en önemli döviz kaynağını oluşturması, gıda maddeleri ithaline  gidebilecek dövizlerden tasarruf sağlaması, önemli bir istihdam alanı teşkil etmesi gibi sebeplerden dolayı hayati öneme sahip ekonomik bir sektördür (Kılıçkap, İnan ve Subaşı, 2001, 147). Sanayileşmiş olarak kabul edilen ülkelerin ekonomik gelişme süreçleri incelendiğinde, sanayideki başarılarının büyük ölçüde tarım ve madencilik kesimindeki gelişmelerden kaynaklandığı görülmektedir. Batı Avrupa’da sanayi devriminden önce, tarım sektöründe uzunca bir iyileşme dönemi yaşanmıştır (Demirci, 1982, 13). Tarım ve sanayi kesimleri birbirine neden sonuç ilişkileri ile bağımlıdır. Hiçbir ülkede tarımsal faaliyetlerin sanayiden bağımsız olarak modern yöntemlerle sürdürülmesi mümkün değildir. Tarımsal gelişme, dolaylı olarak sanayi teknolojisindeki  ilerlemelere bağlı duruma gelmiştir. Tarım kesimindeki yatırımlarda, tarımsal sermayeden ziyade, sanayi kaynaklı sermaye egemen durumdadır (Duymaz ve Olalı, 1987, 4). Gelişmiş ülkelerde sanayi üretiminin hızla artması, tarımsal hammadde ihtiyacını artırmıştır. Tüketici gelirlerinin yükselmesiyle sentetik mallara olan talep azalmaktadır. Sanayileşme yönündeki yapısal değişimin doğal sonucu olarak, tarımın ulusal gelirdeki payının azalması tarım sektörünün gerilediği anlamına gelmeyip; öteki sektörlerin tarım sektörüne oranla daha fazla geliştiğini gösterir (İnan, 1998, 37). Tarımsal üretim yöntemlerindeki gelişmeler, sonuçta tarım nüfusunun gelirini ve işgücü verimliliğini artırmaktadır. Tarım kesimindeki nüfusun gelirinin artması sanayi ürünlerine ek talep meydana getirmektedir. Ayrıca tarımsal faaliyetlerde modern üretim yöntemleri kullanıldıkça artan işgücü verimliliği tarımsal istihdamı azaltmaktadır. Bundan dolayı, tarım sektöründe oluşan gizli işsizlik sanayi kesimine ucuz işgücü olarak dönmektedir. Tarımsal gelişmeler sanayi ürünlerine olan talebi artırırken, aynı zamanda sanayi 131 sektörüne yönelik hammadde arzını artırmaktadır. Sanayi sektörü, bir taraftan tarımsal ürünleri girdi olarak kullanırken, diğer taraftan da tarım sektörüne girdi sağlamaktadır (Taraklı, 1996, 4). Görülüyor ki, tarım ve sanayi sektörlerini rakip olarak değil, birbirlerini tamamlayıcı ve destekleyici sektörler olarak ele almak gerekir. Ekonomik gelişme, mutlaka sanayinin gelişmesiyle kendini göstermektedir. Değişim ve gelişme modellerinin buluştuğu ortak nokta budur. Ancak bu durum tarımın göz ardı edilmesi anlamını taşımaz. Gelişme sürecinde tarım ve sanayi sektörleri arasında bir paralellik sağlanamaz ise, yalnız başına hiçbir sektör, en azından dünya piyasalarındaki konjonktürlerin karşısında bir anlam ifade edemez (Tuncer, 1989, 222).

Sevgili okurlar ilçemizi seven bireyler olarak var olmak için, bizde gidelim kurtulalım, dememek için, daha çok çalışmak, huzurlu mutlu aile topluluklarını içinde barındıran bir kent olabilmek için ben en önemli unsurun doğru diyalog temasının olduğunu güçlü iletişim ağının ilçemizde de kurulması gerektiğini düşünüyorum. Kontörü bitmiş telefonlar gibi olmayalım takım olalımm, sevgi, saygı, muhabbet çerçevesinde, birlik ve beraberlikle  akıl gücümüzle bu ilçeyi kalkındıralım. Sevgilerimle sağlıcakla kalın.

 

Mustafa Bektaş Altay Yaşam Gazetesi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Alanyaspor616
  • 2Fenerbahçe614
  • 3Galatasaray610
  • 4Fatih Karagümrük68
  • 5Kasımpaşa68
  • 6Antalyaspor68
  • 7Yeni Malatyaspor68
  • 8Göztepe67
  • 9BB Erzurumspor57
  • 10Sivasspor47
  • 11Başakşehir FK67
  • 12Gaziantep FK67
  • 13Hatayspor47
  • 14Konyaspor56
  • 15Kayserispor56
  • 16Çaykur Rizespor55
  • 17Trabzonspor65
  • 18Denizlispor55
  • 19Beşiktaş44
  • 20Gençlerbirliği54
  • 21MKE Ankaragücü41
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA