Olması Ve Olmaması Gerekenler!


Bu makale 2017-07-21 21:02:20 eklenmiş ve 337 kez görüntülenmiştir.
Seyri Alem

Kıymetli Seyr-i alem okurları!

           Bu hafta yine çok beğeneceğinizi ümit ettiğimiz ve okumaya doyamayacağınız bir yazıyı daha kaleme almak istiyorum. Belki yetişme tarzımızdan kaynaklanıyor olabilir ama ben eskiyi daha çok seviyorum. Yeni belki hayatımızda çok daha büyük kolaylıklar getirmiş olabilir. Fakat eskiye veya öncekilere daha çok hayranım.

            Devlet Memurluğunun tanımı Anayasada bellidir. Buna göre,  “Devamlı ve muvakkat, ücretli veya ücretsiz, ihtiyari veya mecburi olarak teşrii, idari veya adli bir amme vazifesi gören diğer kimseler memur sayılır.” Türk Ceza Kanunu’nun uygulanması açısından yapılan bu tanım, son derece geniş kapsamlı olup, kamu görevi yapan herkesi memur saymaktadır. Nihayet, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinde de, bir memur tanımı yapılmaktadır.

             Bu tanımdan hareketle, devlet memuru olmanın özellikleri şunlardır:
– Memurlar, devlet ve öteki kamu tüzelkişilerinde görevlendirilirler.
– Genel İdare esaslarına göre yürütülmesi gereken kamu hizmetlerini yürütürler.
– Gördükleri görevler, asli ve süreklidir.

          Demek ki;  Devlet Memuru belirli ölçü ve kriterlere tabidir. Kurumda veya toplum içerisinde hiçbir lakayt davranış sergilemeli. Kurum aidiyetine sahip olmalı. Tabi biliyorsa kurum aidiyetini. Ahlak ölçülerine uymalı. Konuştuğunda doğru düzgün konuşmalı. Laf olsun diye konuşamamalı. Sözleri bağlayıcı ve kesin olmalı.Hal hareketine dikkat etmeli, davranış ve yaşantısı prensiplerine bağlı olmalı. Devlet adına çalıştığı için her hareketinin veya sözünün devleti temsil ettiğini unutmamalı. Olgun, kişilikli bir karaktere sahip olmalı. Arkasında devletin olduğu hissini verme değil, yaptığını Allah için yaptığı ve hesabını verecek olduğu bilincinde olmalı.  Bulunduğu makamın gelip geçici olduğunu, önemli olanın gök kubbede hoş seda bırakmak olduğunu bilmeli. Gerçek makamın Allah yanında olduğunu bilmeli. Çünkü mezarlıklar “yeri doldurulamaz denilenlerle doludur.” Herkesin bir alternatifi vardır mutlaka. Hiç kimse bulunmadık hint kumaşı değildir veya kendini öyle zannetmemeli. Devlet Memuru, saygın olmalı, değerli olmalı, saygılı olmalı, seviyeli olmalı. Altına bir kere, gümüşe ağzını açmamalı. Her söze karışmamalı, Sazan olmamalı.  

            Kılık kıyafet kurallarına uymalı. Son zamanlarda bir takım sendikaların çıkardığı sivil itaatsizlik kapsamında elbise serbestisi bana göre şahsi kanaatim doğru değildir. Memur memur gibi giyinmeli veya olmalı. Sakal bırakan kardeşlerimize çok fazla sözümüz yok. Ama temiz ve bakımlı olmalı, sırf olsun diye değil, sakala benzemesi lazım. Devlet malını kullanırken nasıl kullanacağını bilmeli, vurdum duymazlıktan ve savurganlıktan kaçınmalı. Yere düşen bir toplu iğne dahi olsa bir gün o toplu iğnenin vücuda batırılacağı ve hesabının verileceği bilincinde hareket etmeli. Belki beni bu kadar da olmaz diye düşünenler olacaktır. Bir tebessümle sonlandırmak istiyorum.

            Hoca efendi kürsüde sıratı anlatıyormuş. Sırat köprüsü o kadar zor ki; kıldan ince, kılıçtan keskin falan derken. Cemaat sessizce ve ibretle dinlerken, içlerinden bir tanesi: -hocam o köprünün korkuluğu var mı? demiş. Hoca biraz duraksar ve şaşkın bir şekilde cevap verir: -Ben ne anlatıyorum, kıldan ince kılıçtan keskin diyorum. Bunun korkuluğu olur mu? der. Amca : - Ey vah hocam der. Mehmet amcan cuuum gitti der. Sıratı unutmamak kavliyle sürç-i lisan ettiysek affola.

   Seyr-i alem (seyretmeye devam)

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Hangi Partiye Oy Kullanacaksınız?
Cumhuriyet Halk Partisi
Ak Parti
Milliyetçi Hareket Partisi
Diğer
Vezirköprü Yaşam Gazetesi
© Copyright 2013 Vezirköprü Yaşam Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
Samsun
Vezirköprü