YARDIMSEVERLİK


Bu makale 2017-03-03 21:49:26 eklenmiş ve 526 kez görüntülenmiştir.
Seyri Alem

Yardımseverlik konusunu ele aldığımız bu yazımızı okurken, içinizdeki merhamet duygularını keşfedecek yardımseverliği yaşamanın hazzını tadacaksınız. 

İyilik veya yardımseverlik, Allah’ın rızasını, hoşnutluğunu kazanmak için faydalı veya yararlı işler yapmaktır. Yardımsever de başkalarına, yine Allah rızası için yardımda bulunmak ve onların ihtiyaçlarını gidermek ve bunu bir alışkanlık haline getirmek demektir. Yardımseverlik kelime olarak hayırseverlik anlamındadır. Gerek maddi, gerekse fiziksel  olsun, fedakarlık, cömertlik gibi güzel ahlak özellikleri ile ilişkilidir. Zıddı cimrilik olup, cimrilik ise kötü huylardandır. Yardımın güler yüzle yapılması, yapılan yardımın başa kakılmaması da dinimizin teşvik ettiği davranışlardandır. İyilik yapma, iyilikte bulunma hususunda Yüce Allah (c.c) Nahl Suresinin 90. ayetinde; “Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder. Hayasızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklar. O düşünüp tutasınız diye size öğüt verir”  buyurmaktadır. Bu hususta hemen efendiler efendisi Hz. Muhammed (s.a.v)’ in de sözlerine ve yaşantısına bakmak lazım. Bir hadislerinde: “Allah (c.c) kıyamet günü şu üç grup insanın yüzüne bakmaz, onlar için acıklı bir azap vardır. 1- Eteklerini yerde sürüyerek yürüyen kibirli kimse, 2-Verdiği bir şeyi (yaptığı iyiliği) başa kakan kimse, 3-Yalan yere malını yeminle satan kimse” (Müslim, nesai)

Bir başka hadislerinde ise: “Allah Teala kıyamette şu dört kimseye rahmetle nazar etmez. 1-Ana babasına asi olan, 2-Ettiği iyiliği başa kakan, 3-Devamlı içki içen, 4-Kaderi inkar eden kimseler” buyurmak suretiyle iyilik yapmanın veya yardımseverliğin ne kadar hassas bir denge üzerine inşa edildiğini izah etmişlerdir.  Yardımseverlik yine sosyallikle bağlantılı olumlu kişilik özelliklerindendir.

İyilik yapmayı, muhtaç olan kimselere yardımda bulunmayı, hatta ihtiyaçları karşılama konusunda başka insanların ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarımızın önüne geçirmeyi bütün dinler tavsiye etmiş, bunu ahlâkî bir olgunluk göstergesi saymışlardır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyuruyor: “Müslüman kardeşinize gülümsemeniz bir sadakadır. Çevrenizdekilere iyiliği tavsiye etmeniz ve onları kötülüğe karşı uyarmanız bir sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yolu gösterivermeniz sadakadır; gözü görmeyene yardımda bulunmanız sadakadır; yoldaki taş, diken, kemik gibi şeyleri yoldan geçenlere zarar vermesin diye kaldırıp atmanız bir sadakadır; yardım olsun diye kendi kovanızdan kardeşinizin kovasına su boşaltmanız sadakadır.” (Tirmizi, Birr 36)

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v), “Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim.” buyurmuştur. Biz ümmeti de dini ahlaki değerleri yaşamaya büyük önem veririz. İşte bizi biz yapan bu yüce değerlerimizdir.

Ünlü düşünürlerde iyilik ve yardımseverlikle ilgili bir yığın söz söylemişlerdir:

-Her yardım, cennete doğru
bir basamaktır. H.Ward Beecher
-Herkes ötekisine yardım
etseydi, herkesin işi yapılmış olurdu.  Erner Erchenbach

-Işık yakmanın
iki yolu vardır: ya kandil olmak, ya da yansıtan ayna. Edith Warton
-İnsan, dostlarının acılarına, onlarla bir olup
ağlayıp sızlamakla değil, yardım ve bakım ile katılmalıdır.
Epukuros

-Size yapılan en ufak bir
yardımı sakın unutmayınız, yaptığınız en büyük yardımı ise hiçbir vakit
hatırlamayınız. Chilon

Cimrilik veya kendi menfaatini düşünmek gibi olumsuz özellikler ancak yardımseverlikle önlenebilir.  

Kısaca; içimizdeki merhamet duygularını keşfederek yardımseverliğin hazzını,  lezzetini yaşamalıyız. Karınca kaderince çevremizdeki ihtiyaç sahiplerine, kimsesizlere, yoksullara elimizden geldiği kadarıyla yardımcı olmaya gayret sarf etmeliyiz. Hiç olmazsa evlerimizde bulunan ihtiyaç fazlası yiyecek, giyecek ve diğer araç gereçten vermeliyiz.  İhtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarını mümkün mertebe karşılamalıyız. Darda kalmış kimselerin yardımına koşmak hem dinimiz İslam’ın hem de diğer dinlerin teşvik ettiği bir davranıştır. İyilik yaparken önemli olan içimizdeki niyetimizdir. Allah rızası için yapılmayan iyiliklerin Allah katında bir mükafatı yoktur. Aynı şekilde iyilik yaptığımız kimselere, onların başına kakmak, onları küçük düşürücü sözler söylemek vb şeylerle eziyet etmemeliyiz. Böyle yaptığımız takdirde yaptığımız iyilikten sevap kazanamadığımız gibi verdiğimiz eziyetin cezasını da görürüz.

Konumuzu Şeyh Edebâli’ nin oğlu’ na yaptığı nasihatten bir kısım ile bitirmek istiyorum.
Dünya bir garip han, bir hoyrat mekan,
İnsan bir garip varlık kabına sığmayan…
Hayat bir yudum su, bir anlık rüya…
Ömür bir kısa yol tekrarı olmayan

İyiliğe kötülük, şer kişinin kârı,
İyiliğe iyilik her kişinin kârı
Kötülüğe iyilik de, er kişinin kârıymış oğul.

 Seyr-i Alem…

Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Hangi Partiye Oy Kullanacaksınız?
Cumhuriyet Halk Partisi
Ak Parti
Milliyetçi Hareket Partisi
Diğer
Vezirköprü Yaşam Gazetesi
© Copyright 2013 Vezirköprü Yaşam Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
Samsun
Vezirköprü