VEZİRKÖPRÜ YAŞAM GAZETESİ
Suat PALA
Suat PALA
Giriş Tarihi : 03-08-2019 13:20

ÜRETİCİYE KÖSTEK DEĞİL, DESTEK OLALIM

 

Hepimizin bildiği gibi Vezirköprü’nün ekonomisi ağırlıklı olarak Tarım ve Hayvancılığı dayanıyor. Geçen yıllarda Tütün ve Pancara konan kotalar nedeniyle İlçe Tarımında daralmalar olmuş çiftçiler sadece buğday ve ayçiçeği ekimine yönelmişti.

            Tarımdaki bu daralma nedeniyle genç işsizler inşaat sektörüne yönelmişti. Son  yıllarda Vezirköprü gençleri ağırlıklı olarak gurbete giderek inşaat işlerinde çalışmaya başlamıştı. Yani Vezirköprü Tarım gelirlerine bir de inşaat işlerinden elde edilen gelirlere yönelmişti.

            İnşaat işlerindeki daralma tekrar insanımızı çiftçilik ve hayvancılığa yönlendirmiş, bu konuda çeşitli arayışlara ve farklı alternatif ürünlerin yetiştirilmesine sevk etti. Bu  alternatif ürünlerden biri de Kavun-Karpuz. Geçen hafta Kavun-Karpuz üretimin çokça yapıldığı Bahçekonak mahallesine gittim. Yetiştirilen ürünleri yerinde görme fırsatı buldum.

            Bu mahallede ve aynı üretimi yapan diğer mahallelerde şuna şahit olduk ki çiftçimiz üzerine düşeni yapıyor. Yıllardır ürettiği buğday ve ayçiçeği dışında alternatif ürünleri de hakkını vererek üretiyor. Üretiyor da ne oluyor. Maalesef pazarlama hususunda üretici büyük sıkıntı yaşıyor.

             Hem bizim tespitlerimiz hem de üreticinin temel sıkıntısı şu. Vezirköprü’de soğuk hava deposu olmadığından  Kavun-Karpuz başta olmak üzere meyve ve sebze gibi ürünleri uzun süre muhafaza edebilecekleri  bir ortam bulunamıyor. Hal böyle olunca üretici elindeki ürününü bir şekilde kendi imkanlarıyla pazarlamak zorunda kalıyor.

            İşin aksi tarafı üreticilerinde ifadelerine göre bizim ilçeye dışarıdan bu ürünleri pazarlayabilenler girebiliyor, bizim üreticimiz ise diğer ilçelere giremiyor. Yani bizim üreticimiz elindeki ürünü Vezirköprü’de tüketmek zorunda. Bunun içinde uygun bir ortam yok.

            Son günlerde gerek Vezirköprü Belediyesi gerekse Büyükşehir Belediyesi  bu yerli ürünlerin pazarlandığı alanlara yasaklar koyuyor. Bu durum zaten zor durumda olan üreticiyi temelli sıkıntıya sokuyor. Oysa yapılması gereken her iki belediyenin de el birliğiyle bu yerli ürünlerin rahatlıkla pazarlanabileceği alanlar açması.

            Ülke bazında ekonomik krizin baş gösterdiği, yerli ve organik ürünlerin rağbet gördüğü günümüzde bu çabaları teşvik etmek, verimliliği artırmak varken üreticiye engel çıkarmak akılcı bir yaklaşım değil. Bu duruma yerel yöneticiler acilen bir çözüm bulmalı.

            Gezdiğimiz bir çok yerde “Köy Pazarı” veya “Üretici Pazarı” gibi isimlerle açılmış alanlar görüyoruz. Buralarda o yöreye has üretilen yerli meyve ve sebzelerin pazarlandığını böylece hem ürün tanıtımına hem de ürünün pazarlanmasına  sağlıklı ortam hazırlanıyor.

            Vezirköprü olarak yerli üreticinin ürününü pazarlayabileceği bir alan en kısa zamanda oluşturulmalı üretici ile tüketiciyi bir araya getirebilecek sağlıklı bir sistemin kurulması ilçemizdeki bu pazarlama kargaşasını ortadan kaldıracaktır.

            İşin özü vatandaş emek veriyor, ekiyor, biçiyor, yetiştiriyor. Pazarlama safhasına gelince ortada kalıyor. İşte burada Devletin, Devlet adına yerel yönetimlerin devreye girmesi gerekiyor. Pazarlama işi üreticiyi aşan bir iş. Gerek meslek birlikleri gerekse ilçedeki atanmış, seçilmiş yetkililer bu konuları biran önce çözmek için iş birliği yapmalıdır.      Vezirköprü çiftçisini sadece buğday ve ayçiçeği ekmeye mahkum bırakmamalıyız.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA