Katılır mısınız bilmiyorum?


Bu makale 2018-03-12 10:54:25 eklenmiş ve 148 kez görüntülenmiştir.
Seyri Alem

 

           Adamın birisi hakiki kekik balı satın alır. Akşam evine gelen misafirine ister istemez ikram eder. Misafir başlar yemeye. O kadar yer ki, bırakacağı yok. Ev sahibi:-bu balı, … üç, beş liraya aldım der. Misafir:-bu bal üçe beşe alınacak bal değil der ve yemeye devam eder. Ev sahibi:-Daha henüz çoluk-çocuk yemedi bundan der. Misafir:-bu çoluk çocuğun yiyeceği bal değil der. Misafir bir türlü bırakma bilmiyor ve devam ediyor yemeye. Ev sahibi iyice bunalır : -çok yedin yakmasın sonra der. Misafir:-valla biraz sonra biri yanacak ama, kimin yanacağı belli olacak der.

          Bu güzel espriden sonra gelelim asıl konumuza. Bu haftaki yazımızın iddia ediyoruz ses getireceğine.

         Tabi yazdıklarımız tamamen bizim düşüncemiz. Kimseyi bağlamıyor. Hiç kimsede bize katılmak zorunda değil. Kimseyi kırma, dökme, hedef alma gibi bir niyetimiz yok. Ama kabul gördüğü kanaatindeyim.

         Topluma insan yetiştirmenin çok ama çok önemli ve bir o kadar da zor  olduğunu düşünüyorum. İnsanı yetiştirmeye ilkokulun ilk çağlarından itibaren başlanmalı. Çocuklara okur-yazar yapmadan önce, İbadeti öğretmeden önce, kesinlikle ve kesinlikle ahlakı, ahlaklı olmayı, dini öğretmeli. İnsanlığı ve kulluğu öğretmeli. Bu manada hem biz ailelere, hem de öğretmen ve din görevlilerine büyük görevler düştüğü kanaatindeyim. Dinini, Diyanetini, ahlakını, insanlığını, kulluğunu öğrenen bir çocuk zaten otomatik olarak ibadetlerini de yapacaktır. Bundan kimsenin şek ve şüphesi olmasın, kaygılanmasın.  Aksi takdirde çocuklarımız Allah korusun;

   -Namaz kılan bir hırsız,

   -Oruç tutan bir sapık,

   -Hacca giden bir yalancı,

   -Kurban kesen bir tefeci,

   -Şehadet getiren bir terörist olabilir.

         Oysa bu çocuklara Allah sevgisi, Allah korkusu, Peygamber Ahlakı, cennet ümidi, kulluk vazifesi, ümmet bilinci, toplumsal barış, huzur ve hoşgörü ortamının idamesi zamanında verilmiş olsaydı, anlattıklarımızın hiç birisi olur muydu? olmazdı.

         Televizyonlarda haber izleyemez olduk. Her akşam kadın cinayetleri, babası oğlunu, oğlu babasını bıçaklamış, silahla vurmuş. Cinnet geçirenler. Düşünün insan babasını, annesini, öz evladını öldürecek kadar hayvanlaşmış, canileşmiş. Bu gün toplumumuzun asıl sorunu bu bence. Boşanmalar, aldatmalar bir sürü entrikalar. Ülkemizde son on yılda 1 milyon 200 bin kişi boşanmış. Toplum nereye gidiyor Allah aşkına. Bu toplumsal çöküşün göstergesi maalesef. İmanlı, inançlı nesiller yetiştirmek zorundayız. Vatanını, milletini, mukaddesatını seven bir toplumu yeniden tesis etmek mecburiyetindeyiz.  

          Bu haliyle maalesef içi boş bir gençlik, şuursuz bir gençlik yetişiyor. Okumayan, araştırmayan, tamamen teknoloji bağımlısı bir nesil. Yediğini, içtiğini, giydiğini anında sosyal medya aracılığıyla herkese gösteren bir gençlik.

         Ancak; kara haber tellalcısı değiliz, ümit varız. Çalışmak zorundayız. Geleceğimizin teminatı çocuklarımızı iyi yetiştirmek mecburiyetindeyiz.

         Sürç-i lisan ettiysek affola.

(Seyr-i alem-seyredip yazmaya devam)

 


Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Hangi Partiye Oy Kullanacaksınız?
Cumhuriyet Halk Partisi
Ak Parti
Milliyetçi Hareket Partisi
Diğer
Vezirköprü Yaşam Gazetesi
© Copyright 2013 Vezirköprü Yaşam Gazetesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
Samsun
Vezirköprü